• bugünlerde hakan şükür için söylenen "iyi futbolcuydu ama keşke siyaset işlerine bulaşmasaydı" sözü yakında kendisi için söylenecektir. her devrin adamı olmaya çalışan doğru düzgün bir duruşu ve ya karakteri olmayan, populist biridir. bugün evet dediği için değil bu söylediklerim. yarın aksi bir siyasi fraksiyon ön plana çıkarsa ön planda olmak adına onu destekleyeceğinden adım gibi eminim.
  • vefa...

    ne güzel memleket... işine gelince sarı, işine gelmeyince kırmızı... her anlamda, her alanda... bir gün ak olan, diğer gün kara...

    vefa da, biraz da kulübe vefa bre.

    biraz da galatasaray'a vefa...

    selçuk inan galatasaray spor kulübünden 2011 senesinden itibaren 12 milyon 400 bin avro net para almış. yaklaşık 60+90'dan çıktığı 150 süper lig maçından -hemen hemen 150 maça denk gelir, sanırım sonradan oyuna girdikleri maçlarda ve kulübede oturduğu maçların maç başı alacağının yarısını alıyor diye biliyorum, yanlış biliyor olabilirim- ilk iki sezonunda maç başına 12,500 avro ve sonraki sezonlarda maç başı 25,000 avro olmak üzere toplam 3 milyon avro kazanmış. yani genel toplamda 15 milyon 400 bin avro para kazanmış. galatasaray'dan profesyonel sözleşmesi gereği daha 6 milyon avro kazanacağı var.

    bu neyin vefası!

    biz malız zaten, aptalız, navalız, gözümüzü kapatıp milyon avrocukları önüne serip kötü oyuna kanaat edeceğiz.

    niye?

    kulübe gelmesi için rica minnet olundu diye. niye? galatasaray'da şampiyonluklar ve kupalar kazandı, dördüncü yıldızı armanın üstüne konduran kadroda yer aldı diye.

    itiraf ediyorum ben aptalım. net. çünkü profesyonel oyuncunun sözleşmesinin gereğini sonuna kadar almasını savunuyorum. çünkü benim için o bir senettir. söz verilmiştir, gereği yapılır. ama kardeşim, bu sözleşmenin de bir karşılığı vardır. verilen söz karşılıklıdır. bir oyuncu, beklentileri karşılayamıyorsa istenmeyebilir, protesto edilebilir, kulübeye çekilebilir, kendisine takım bulması istenebilir.

    vefa diyorsun da, biriniz de çıkıp şunu demiyorsunuz. "ulan bu taraftar beni neden ıslıklıyor? bu hoca beni neden kulübeye çekti? bir sıkıntı mı var?" e, var ki, oluyor. ama sana milyon avrolar veren kulübe vefa gösterip, "ulan bu kulübün de amma ekmeğini yedik, performansımız da düştü... iyi mi? bu performansa bu maaş reva mı? dur bir güzellik edeyim" diyerek vefa göstermiyor. onu ne yapacağız? profesyonel oyuncusunuz birader! biz bunu kabulleneli çok oldu da, bir siz profesyonel oyuncular olduğunuzu kabullenemediniz!

    hem galatasaray kime vefasızlık etmiş?

    her bulduğu fırsatta galatasaray'a sallamayı itikat bellemiş hakan ünsal'a mı? galatasaray olmasa bu kadar para kazanamayacak olmasına rağmen 15-16 sene futbol oynamasına müsamaha gösterilen sabri sarıoğlu'na mı?

    galatasaray kime vefasızlık etmiş, biliyor musun?

    sen ve senin gibi futbolcuların dün hakkını koruyan metin kurt'a etmiş. sen sever sayar bilir misin, bilmem. galatasaray vefasızlık etmişse metin oktay'a etmiş. onu bilirsin, bir zamanlar onun giydiği on numaralı formayı giydin, onun taktığı pazubandını taktın.

    bu taraftar kime vefasızlık etmiş? hak etmeyen kime ıslık çalmış, yuhalamış?

    "herkes bizi sevsin! herkes saygı göstersin! en çok bizi takdir etsin! en galatasaraylı biziz! küfür yiyoruz! ıslıklanıyoruz! aman yapmayın! saygı göstereceksiniz! ben bilirkişiyim! avrupa'da piyasam var. afim fatih terim'i yiyor, tafram lucescu'yu ayağıma getiriyor! türk töresini hiçe sayar, yaşını almışı döverim, adam olurum! özrüm yoktur, hata yapmam! en büyük adam benim!"

    yok ya!

    birader! sen az öte dur! biliriz, kankasınız, paşalarsınız, kara biraderlersiniz de... selçuk inan'a bir iyilik et, adını ağzını alma... hakkını da sen savunma bir zahmet. selçuk inan'ı iyi bilirim. kötülüğünü de istemem. gördüğüm artık olmadığıdır, isteğim iyiliğidir. galatasaray'da bugünden sonra olmaz, cerahatli yara paldır tutmaz, kalan bir dirhem tahammülümüzle severek ayrılmamız icap eder. eğer olmuyorsa selçuk inan'ın da takkeyi önüne koyup bu kulübe nasıl hizmet vereceğini düşünmesi lazım gelir.

    bir köfte ekmeğe kanaat edip parasını maç biletine veren adam, milyon avro kazanan adamın afrasını çeksin, morali bozulsun diye mi o maça gidiyor? yoksa, biraz hayat meşgalesinden uzaklaşıp mutlu olmak için mi? sizin mutluluğunuz kaç para? bizimki ancak, biraz zorlasan 50 lira. o da köşeden ya da kale arkası... muslera'ya yakın olursak ne âlâ...

    çok büyük galatasaraylı'sınız ya, çok büyük takipçi sayılarınız var ya, çok büyük adamlar oldunuz ya, vefa nedir bilirsiniz ya, ulan biriniz de çıkın "riva'da soygun var!" deyin be!

    gördün mü bak...

    al sana vefa!

    edit: bazı yanlış yazımlar.
  • kendisi ispanya'ya gittikten sonra ispanya'ya tatile gidip de arda'nın maçını statta izlemeden dönen türk olmadı. garip bir adam bu adam. böyle seda sayan gibi. herkesle dost. herkesin en iyi arkadaşı. bugün nur yerlitaş bile ispanya'ya gitse, arda'nın maçını yerinde izlemeden ülkeye dönmüyor.

    cagaman caga, sözlükteki varlığından mutlululuk duyduğum yazarlardan. entry'lerini okuyoruz. entry'lerinden anlaşıldığı üzre kendisi ispanya'da. bu gece kalktığım sahur sonrası sözlüğe bi bakayım dedim. tebessüm ettiğim bir entry'si üzerine ''baba dön artık ispanya'lardan, en sonunda arda'yla kanka olup demet akbağ'larlan tatile gideceksin'' diye bir mesaj attım. o da: ''başkan 28'inde arda'nın maçı var, onu da izleyip döneceğim'' dedi.
    sosyal medyada filan takip ediyoruz. ender saraç misal. ender saraç. hayatında futbol maçı izlememesi gereken bir adam gibi duruyor. ispanya'ya tatile gitmiş, tatile giden her insan gibi tatil çok güzeldi diyor, arkadan fotolar görüyoruz, 2. fotoğrafta arda turan var :( türbeden farkı kalmadı herifin.

    sivas'ta kaplıcalar, konya'da etli ekmek, ispanya'da arda turan :(
  • düşündüm ve cevap veriyorum.
    evet bebeyiz, taraftarlığımıza da koyun ve yabancı hayranıyız. niye mi?

    arda ispanyaya gitti gideli ilk yaptigi sey niye kilo vermek oldu? galatasaraydayken niye got gobek almis yurumustu?
    arda at. madrite gittiginde nasil oldu da hemen pas yapmayi ogrendi ?
    arda galatasarayda sakatim diye maclara cikmayip, milli takimda kendini niye paraladi? at.madride gittikten sonra milli takim performansi niye dustu?
    arda sagda oynamam, ortada oynamam diye galatasarayda tavir yaparken, neden at.madridte her yerde oynadi?

    lincoln gol attiginda ona koşan sabriyi neden yaka paça durdurup -ne yapiyorsun amk. diyerek azarladı?

    dunyada ilk isliklanan ve protesto edilen futbolcu arda miydi?
    hani galatasarayin cocuguydu bu? onun bize kusme hakki var da bizim yok muydu?

    simdi o nefret duydugunuz kewell'a bakiyorum:
    avrupa macinda stopersiz kaldik adam stoper oynadi. doktorlar yanlis mudahale yapti, sakatligi uzadi olur oyle seyler dedi. uzun sureli sakatliklar gecirdi sakatlandigi kilodan 1 gram fazlasiyla geri donmedi. galatasaraydan gonderildi , takimin arkasindan tek bir laf etmedi.

    melo gol atiyor butun takimi yanina cagriyor, selcuk gol atiyor ilk ujfalusi kosuyor, elmander sakatlaniyor maca devam etmedigi icin agliyor. ttarenada taraftarlar takimi cagriyor , ilk orada bitenler ujfa-melo-eboue-elmander. selcuk herkesi lider gibi yonetiyor, butun herkes emreye yardimci oluyor, engini sakinlestiriyor.

    velhasıl canlar, bunun turk , yabanci ya da x olmakla alakasi yok. bunun işine ve giydiğin formaya saygi ile alakasi var.
    eger sen arda'nin gelmesini istemeyenlerin sadece son dakika takimdan gitmesiyle alakasi.oldugunu dusunuyorsan zaten hic tartismayalim. ( gittikten sonra takima sallamasi, emre-acun-aziz abileri, magazin , kaptanlik kismina hic girmedim )
  • ispanya'da veya herhangi bir yerde kendisine pay biçip konuşturacak hiçbir medya organı bulamayacaktır. ilk durak ntvspor olabilir.

    - evet arda. tarih yazdınız. biraz anlatsana neler oldu?
    - valla fuat ağbii... rıdvan hocam da bilir... anlar yani o da... futbolcu olan bilir yani... çok başkaydı ağbi ya...
    - messi n'aptı mesela? biraz onu anlat. n'aptı messi?
    - messi çok özel bir adam... ben hep söyledim yani. herkes sevindi. o zaten biliyordu yani... maçtan önce iki kulhu bir elham okuduk allah'a şükür, yüzüne yüzüne. barça'nın sistemi çok farklı rıdvan hocam... adamlar yarım pasla 6-1'e getirdiler. bizde olsa bir buçuk tereyağlı iskender yani...
    - soyunma odasını anlat mesela? orada neler oldu. vallahi çok heyecanlı anlat. hele anlat... (fuat akdağ kıpraşmaları)
    - ya özel bir andı. barça'da bunlar normal ama fuat ağğbi. rıdvan hocam dimi? normal yani yarım pas yapan takım, 6 gol atar yani. elenedebilirdik ama yarım pas yapmadan oynamazdık yani.
    - peki son golü beklenmeyen bir isim attı. anlatsana biraz onu da anlat.
    - rıdvan hocam biliyor, hep aramızda sergi'yi ona benzetirim. takılırız birbirimize, çok misafir ettik hocayı ispanya'da. sağolsun gelir.
    - evet, bugün arda'yı ağırladık...
    - ağbi son bir şey söylemek istiyorum. bu ara çok çıkıyor basında, sosyal medyada filan. yok ben bu maçtan prim yapıyormuşum, yok barça beni istemiyormuş. göndereceklermiş. gönderecek takım niye bana bu kadar yatırım yapsın? beni en önemli maçta hocam oyuna aldı ya. barça'da sistem vardır. herkes oynar, sırasını bekler. barça yarım pas yapar. messi hariç. o özel oyuncu. onun için bıraksınlar bunu. türk çocuğu çıkmış barça'da oynuyor. keyfini sürsünler. onun için ağbi bıraksınlar. biz hep dedik. bayramp..
    - program bitti, iyi akşamlar...

    (bkz: 8 mart 2017 barcelona paris saint germain maçı)
  • meraba ben barcelona'da yaşıyorum.
    12 saat boşluğum olunca istanbul'a geliyorum.
    bayrampaşalıyım.
    kankalarım sinan engin ve oğlu.
    türk dizisi kaçırmıyorum.
    faizler düşmeli.
    ilber ortaylı ve acun ilıcalı'ya hayranım.
    idolüm emre belözoğlu.
    tüm ünlülerle muhabbetim var.
    recep tayyip erdoğan beni çok sever.
    delikanlı adamım, kırmızı pantolon da giyerim.
  • “beşiktaş forması giysin, sizden oynasın bir görün” diyor. arda, beşiktaş forması giyip 2 de gol atıyor ve oynadığı futbolla herkesi büyülüyor.
    olan biteni uzaktan izleyen beşiktaş altyapı sorumlusu davut şahin, “bu çocuğa buradan çıkmadan imza attırın” talimatını veriyor. müjdeli haberi arda’ya ulaştırıyorlar. altıntepsi forması giyen 10 yaşındaki o çocuk, kendisine altın tepside sunulan teklife rağmen başlıyor ağlamaya, “ama ben beşiktaşlı değilim ki, galatasaraylıyım!..”
    ***
    cahit eroğul türkiye gazetesi.
  • galatasaray sözlük içerisinde kendisi için efsane denilen bir tane entry yok, varsa da gösterin, anket yapılıyor efsane değildir şıkkı yüzde yüz oy alıyor. buna rağmen kendisine galatasaray efsanesi diyolla yeaa diye itibarsızlaştırma operasyonu yapılıyor. arda herhangi bir yerde ben galatasaray efsanesiyim, galatasaray tarihine geçtim tarzı bir şey söyledi mi? hayır. peki neyin tantanası neyin kompleksi bu, haa adam her yerde, ben galatasaraylıyım diyor, galatasaray ispanyaya gidince ziyaret ediyor, galatasaraylı fotola paylaşıyor. çok özür dilerim de biz kimiz ki, ben galatasaraylıyım diyen adamın galatasaraylılığını sorgulama hakkını kendimizde bulabiliyoruz? bu ultraslan kafası ne zaman hakim oldu buraya, deplasmana yönetim parasıyla gidip de kendilerinden başkasını fason galatasarylı görenlerin karaktersizliğini biz niye kendiniz de sergiliyoruz? bırakalım artık insanları yargılamayı, sorgulamayı. neymiş arda fenere gitsinmiş, siz de gidin fenerbahçeli olun amk, böyle rahat rahat insanların kalbinin içindekini yargılayabiliyorsanız, biri size siktir ol git fenerbahçeli ol dese adamın götünden kan alırsınız, ama galatasaraylıyım diye bas bas bağıran adama çok rahat gitsin fener'de oynasın deme cüretini bulabiliyorsunuz? haa arda fenere giderse karaktersiz kere karaktersizmiş demektir ama ortada böyle bi şey yokken bunu dile getirmek, cahil türk insanına has 'laiklik elden gidiyor' 'din elden gidiyor' hezeyanından başka bir şey değildir.
  • arda turan: bir adamın öyküsü...

    bayrampaşa'nın çocuğudur arda, sokaktan gelmedir. bu yüzden de ağzından küfürler savrulabilir, normaldir. arda doğaldır aslında, içten pazarlıklı değildir. yapılabilecek tüm saygısızlıkları insanın yüzüne karşı patavatsızca yapar. çekinmez, utanması yoktur çünkü doğaldır, bayrampaşa'nın evladıdır. bayrampaşalılar utanmaz. özür dilemez.

    ne türkiye ve dünyanın en saygın camialarından olan galatasaray'ın antrenman sahasında takım arkadaşını dövmesi ne dönemin yöneticisi haldun üstünel'e ''sen kimsin, benim işime karışamazsın'' demesi onun insanlığına leke sürebilir. orospu rengi formalarsa arda'nın suçu değildir. birçok kez gece kulüplerinde yakalanması, sinem kobal ile başka kızlarla türlü fotoğraflarının çıkması veya stadyum görevlisini dövmesi tesadüf eseridir, şanssızlıktır. adnan sezgin ile ahbaplığı, takımın ağabeyleriyle bir olup birtakım kişi ve gruplara kabadayılık taslaması tamamiyle arda turan ismini lekelemek adına kurulan komplolardır. kumpastır.

    arda'yı arda yapan iki üç isimden biri olan fatih terim'i 2011 yılında yüzüstü bırakması, transferin son günlerinde az buçuk ciddi bir teklif gelir gelmez o çok sevdiği(!) galatasaray'ı terk etmesi, galatasaray sayesinde tırmandığı başarı merdivenlerini unutup barcelona'nın oyuncusuyken ''galatasaray'ın benim için yaptığı teklif komikti'' demesi aslına bakarsanız ''adamlıktan'' doğan şeylerdir. eski takımı atletico madrid'i başka takıma transfer olur olmaz unutması, yine bir eski takımı galatasaray içinse şakalı komikli sözler sarf etmesi arda'nın hayatının genelinde olduğu gibi sadece şanssızlıktır.

    bayrampaşa'nın çocuğudur arda, kendisine yapılan eleştirilere tahammül edemez, sokakta öğrendiği kültür budur. bu yüzdendir milli takımda prim pazarlığı yaptığı gerçeğini dile getiren gazeteciyi milli takım uçağında dövmesi, bu yüzdendir aynı uçakta kendi federasyon başkanına ana avrat düz gitmesi. sempatiktir arda, herkesle iyi iletişimi vardır. herkes de ne hikmetse hep gücün olduğu kimselerdir. ''hatırı sayılır insanlara'' bir telefon kadar yakındır. milli takımı bırakır, milli takımdan kovulur farketmez, bir telefon açar operasyon yapar, kuyu kazar. bir telefon açar milli takıma döner, bir fotoğraf koyar instagram hesabına ve türk milli takımına teknik direktör işaret eder. davetlerden, düğünlerden, toplantılardan, törenlerden eksik kalmaz asla, mikrofonun olduğu her yer onun doğal yaşam alanıdır.

    ''senin...ana....avradını...kızlarını...çoluğunu...çocuğunu si.yim.'' diyebilir kendisinin iki katı yaşındaki bilal meşe'ye. ne olmuş yani?

    ''her yerde arda var diyorlar. tabii ki de ben olacağım. yüzyıllık tarihe baksınlar. kaç tane arda turan var?'' da diyebilir, ne de olsa fazla tevazu kibirden değil midir?

    taa dışarılardan galatasaray'ın oyuncusu selçuk inan'ın ilk on bire alınması konusunda algı yaratmaya da çalışabilir. insanidir.

    bazen kenarıya çekilip milli takımı da bırakabilir.

    ama arda daima adamdır. asla karaktersiz, şerefsiz, saygısız, kültürsüz olmamakla beraber kibirli, yobaz, kabadayı, hizipçi, cemaatçi, dangalak, paragöz, cahil de değildir.
    ve galiba söylemeyi unuttum, kendisi özbeöz bayrampaşalıdır.
    adamdır, bayrampaşalıdır.
    bayrampaşalıdır, adamdır.

    bayrampaşalıdır,
    adamdır.

    yersen.
  • evet esteban efendi. yaşayan en büyük galatasaraylı. galatasarayı her şeyden çok seven beyefendi sana sözüm. tamamen içimi dökücem sana.
    sana sahip çıkmayan taraftar ve galatasarayın kattılarını sıralayalım.

    minibüsle antremana gelirken sls amg alıyorsun. ulan benim babam galatasaray lisesi ve boğaziçi mezunu anasının amı gibi yöneticilik yaptı sls amg alamıyor. sen galatasaray sayesinde 24 yaşında aldın bunu. arda taraftarları dikkat neden aldın demiyorum galatasaray sayesinde aldın diyorum.

    sinem kobal gibi güzel bir sevgilin var. afedersin ama galatasaray olmasa o tipinle ancak elizabethle takılırdın.

    bu yukarıdakilerden ardanın özel hayatına karıştığımı anlayan varsa alt+f4 çekip camdan atlasın.

    be mendabur gideceksen yine git lan. bizi heveslendirme fatih hoca geldi kalıcam diye. transfer planlarını kendine göre kurdurtma. söz verdiysen tut. çok mu şey istiyoruz lan? illa ki tutturduysan gidicem diye transfer sezonunun başında siktir git. 10 ağustosta bir takımın kaptanı mı gider? siktir git atleticoya. mutlu ol. başarılı ol. ama sakın dönme buraya. dönüp burada özledim edebiyatı yapma. siktir git. sen de büyük galatasaraylıysan ben allahım lan.

    edit: bir daha baktımda yerden sikim gibi yazmışım. neyse kalsın. sinirli sinirli bu kadar.
  • gelirse muhtemel bir maç sonu:

    "öncelikle güntekin abi ve rıdvan hocama selamlarımı iletiyorum, iyi yayınlar. tabi zor maç oldu, gençlerbirliği kendi sahasında iyi oynayan bi takım ama biz de 4-0'lık mağlubiyeti haketmediğimizi düşünüyorum. taraftarla olan diyaloğa gelince, oraya gelip kendini galatasaraylı olarak niteleyen bazı adam olmayan insanlar bize laf atmaya kalkışmış. kimse kusura bakmasın ama biz de barselonalardan, madridlerden buralara geldik, herkes de kendi yorumunu ona göre yapıcak burda bize saygısızlık olmayacak."
  • gol attı ; kral dediler

    asist yaptı ; messi dediler

    forması için savaştı ; metin dediler

    hepsini birlikte yapınca kaptan dediler ve dümeni eline verdiler.

    şimdi birileri çıkmış "sinema kapattırdı" , "egosu fazla" , "yabancı oyuncuları sevmiyor" falan diyor. adam bu takımı "para" için satmadığı gibi hep en iyisini yapmak için çabaladı. hayatı boyunca yapabileceği en başarılı iş burada iki kelime yazabilmek olan yaşıtları gibi "ego" şovu yapmayıp , 22 yaşında dünya tarafından konuşulan bir adam oldu. bu adam bir gün bile çıkıp "ben oldum" demediği gibi "serdar özkan benden daha yetenekli" bile dedi. ha bir takım "angut" insanlar bu söylediklerine inanıp serdar özkan ondan yetenekli diye düşünüyorsa onu bilemem ama bu adam gayet aklı başında işler yaptı hep.

    şimdi birileri çıkmış "gitsin görsün" diyor. bende daha önce de söylediğim gibi açık ve net söylüyorum ; git kaptan , bu dingil insanlar tarafından "mantıksız" şekilde eleştirilemeyeceğin bir yere git. ha daha önce söylemediğim bir şey var onu da eklemek isterim ; sen git kaptan ve orada "nasıl efsane olunur" bunu bu "dingil" insanlar da görsün.

    not : adam sadece "taraftar bana tavır almasın , tek istediğim bu" dedi onu bile yapamadık. ondan sonra çıkıp "arda turan bık bık" yapmak ancak embesil işi olur.

    selamlar.
  • galatasaray lyon dan büyük kulüp.

    (bkz: abdul kader keita)

    galatasaray taraftarı icin: gezegenin en tutkulu insanları.
    nasıl taraftarlar arasında benim hayranım olan taraftarlar varsa ben de galatasaray taraftarına hayranım.'
    tanrının olmamı istediği yerdeyim..

    (bkz: cassio lincoln)

    benim adım harry kewell galatasaraylı kewell.

    (bkz: harry kewell)

    hayatımın en mutlu ve en huzurlu dönemini geçiriyorum.

    (bkz: milan baros)

    galatasaray çok büyük bir kulüp. o yüzden araştırma yapmama gerek yoktu. çok fazla kupalar ve şampiyonluklar kazandığını biliyorum. en iyilerden biri olduğunu biliyorum. dolayısıyla burayı tercih ettim ve geldim.

    (bkz: fernando muslera)

    kariyerimin başından beri galatasaray'ı düşünüyordum.

    (bkz: lorik cana)

    daha önce giydiğim hiçbir formanın armasını öpmedim,galatasaray armasını öpmem yüreğimin tamamının burda olduğunun göstergesidir .

    (bkz: colin kazım)

    bu genelde bir tesadüftür. türkiye'de bir hastalık futbol… küçükken de bu hayaller uğrunda yaşarken bir takımda oyuncu olmak hayalleriniz oluyor. ama futbolcu olmak da her insana nasip olmuyor elbette. ben bununla ilgili daha önce konuştum ve bu konuyu açıkça söylemekten sakındım. çünkü her futbolcu arkadaşımın son dönemden bunu yapması biraz insanların bu konuya inanırlılığını kaybettirdi. ama ben de hasta bir galatasaraylıyım. babamdan ötürü bu takımı tutmam da doğal. dün bursaspor gibi çok büyük bir camiaya hizmet veriyordum. ama orada da neredeyse en iyi oynadığım maçlar galatasaray maçlarıdır. bu da duygu ve profesyonelliği ayırıyor. samimi olmak lazım. profesyonellik önemli ama beni diğer takımlar da istemesine rağmen seçimimi tuttuğum takından yaptım

    (bkz: mustafa sarp)

    ------------

    sonuncusu dahil hepsinde sözlük yazarları helal olsun yürü be oğlum kim tutar seni minvalinde konuştu. hepsinde. şimdi bu adamın atleticoya gidip kendisini taraftara benimsetmeye çalışması, arda gibi bi futbolcu, bize elinden gelenin hepsini vermiş bir futbolcu için, kaypaklık oluyorsa sizin dilinizde anlaşamayız. çünkü benim dilimde kaypağın en büyüğü sizlersiniz.
  • baştan söyleyeyim yerli yabancı ayrımını yıllar önce arkamda bıraktım. gördüm ki ığdırlı servet ne kadar galatasaray’ı düşünüyor ise çek baros da o kadar galatasaray’ı düşünüyor. yani her yerli oyuncuya evladımız çekmem. ancak şimdi çok net bir şekilde safımı belli ediyorum. her yerli oyuncuya bu takımın evladıdır demem ancak bu takımın altyapısından çıkan her oyuncuya galatasaray’ın evladı muamelesi yaparım, yapıyorum da. 5 sene aydın’a tahammül ederim ama yarım sene serdar özkan’a etmem. kewell’ın sakatlıklarının toplamına uğur uçar’ın konya’da sakatlandığı kadar üzülmedim. bu takımda en sevdiğim oyuncular arda ve sabri’dir. hagi istifa diyerek bir yerlerimi yırtmam. hakan şükür, bülent korkmaz ne kadar konuşursa konuşsun onları silmem. sevdiğim diğer tüm insanlar gibi onları hatalarıyla severim. bu takıma ihanet etmedikleri sürece bu da böyle devam edecek. bunlar bakın ne kadar iyi galatasaraylıyım cümleleri değil, bunlar neden bu kadar arda’yı koruyorsunuzculara cevap.

    basının gazına gelmeyin falan da demeyeceğim artık. çünkü sıkıldım. gelirseniz gelin. arabayla birine çarpıp onu ölüme bırakan futbolcular hakkında 2 kelam etmeyenlerin arda’nın sakatlığı ile komplo teorilerini okuyun gaza gelin. geçen sene milli maçlarla beraber 50’in üzerinde maça çıkan bir adama müzmin sakat diyenleri okuyun gaza gelin. ona köpek diyen, kız arkadaşıyla fotoğrafını basıp fazla seks yapıyorlar arda ondan iyileşemiyor diyen çakalların gazına gelin. bu çocuğu canlı yayında ağlatacak duruma getirenlerin gazına gelin. neill’a kewell’a kaptanlık yapacak değilim deyip bir nevi saygıda kusur etmemesine, misimomic’in giderayak yönetime ve hagi’ye saydırırken arda ile yeni statta oynamak isterdim demesine, elano’nun veda röportajında arda’ya ayrı teşekkür etmesine rağmen ona yabancı düşmanı diyenlerin gazına gelin. gelin anasını satayım. ben artık gelmeyin demekten sıkıldım.

    bu takımda yetenekleri dahi tartışılan ama galatasaraylılığı tartışılmayan tek adam var. o da sabri sarıoğlu. ben dahil çoğumuzun en sevdiği oyunculardan. ancak bakmak isteyen görür ki sabri ile arda aslında hep aynı hataları yapıyor. hep aynı yollardan geçiyorlar. ancak hep arda turan suçlu oluyor. çünkü gözümüze gözümüze sokuyorlar. çünkü arda'nın kaybolması diğer herkesin işine geliyor. oysa bizim kadar galatasaraylı olduğuna emin olduğumuz sabri ile hep aynı hataları yapıyor arda.

    restoran açılışı: arda’nın bu görüntüleri saatlerce tartışılmıştı televizyonlarda. burada da giydirilmişti arda’ya yasak olmasına rağmen açılışa gitmesi yüzünden. oysa arda sabri ile aynı masada oturuyordu.

    kaptanlık mevzusu: hatırlayın arda ile sabri’nin bir daha takımda kaptanlık yapmam açıklamalarını. hatta sabri ileri gidip maç içinde o pazubandı reddetmişti. şimdi bu 2 adam takımın iki kaptanı. sırf bu nedenle bile bu ikisine kaptanlık vermezdim. ancak gel gör ki yine arda’nın başına patladı bu olay. sonra yönetim çok kötü bir kararla arda’ya kaptanlık verdi ve bu adamın iyice yıpratılmasını sağladı.

    yeniçerilik: en iyi performanslarını skibbe ve rijkaard’ın ilk senesinde veren arda için teknik direktörlerin altını oyduğu söylendi duruldu. oysa feldkamp zamanında hakan şükür’ün kadro dışı kalmasından bir kaç hafta sonra sabri feldkamp ile tartışmış ve kadro dışı kalmıştı. bu mantıkla yeniçeri olan sabri’nin en büyük çıkışını rijkaard ile olması da ayrı bir konu tabiki.

    ağır abilerle takılma: çok net bir şekilde benim de hoşuma gitmeyen, hayat görüşüme ters olan bir durum olsa da arda’dan müzdarip olunan dertlerden biri. ancak gel gör ki sabri’nin nikah şahidi mehmet ağar.

    sakatlık: geçen sene 50 maçtan fazla oynayan bir adama yapılacak son eleştirilerden biridir müzmin sakat denmesi. hiç düşündün mü millet neden ali turan’a ve serkan kurtuluş’a bu kadar kızgın diye. sabri’nin sakatlıkları nedeniyle sağbekte oynayamaması yüzünden olmasın.

    şimdi söyleyin bana, arda ile sabri’nin çok da farkı var mı? ikisi de oynadıkları zaman ellerinden geleni yapmıyorlar mı? ikisi de bazen gereksiz bir şekilde fedekarlık yapmıyorlar mı? hatalar yapıyorlar işte amına koyayım ama neden basın hep arda’nın üstüne oynuyor düşündünüz mü? arda da en az sabri kadar galatasaraylıdır. burda bile biri sizin galatasaraylılığınızı sorguladığında dayanamayıp küfür ediyorsunuz. kendinizi bir de arda’nın yerine koyun. adamın kaptanlığını geçtim galatasaraylılığı sorgulanıyor. ama hakediyor deyyus tabi. o kadar para kazanıyor. keşke diğerleri arpayla oynamasaydı. hele takım bu kadar kötüyken. hele bazı oyuncular iki senedir sürekli sakatken.

    messi ile kıyaslayan dangalaklar çıkar arda’ya sararsın. 23 yaşında 30’undan sonra büyük kaptan olan bülent korkmazlarla, bir numaralı efsane olan metin oktaylarla kıyaslarsın yine arda’ya sararsın. ayırt edin şunu artık. arda ben messi’den iyiyim, ben büyük kaptanım demiyor. hatta tam aksini söylüyor. kewell’a neill’a kaptanlık yapacak değilim diyor. ona bu sıfatları sen veriyorsun sonra yine arda’ya sen sarıyorsun. maçtan önce büyük kaptan deyip maçtan sonra yuhlarsan dengesi bozulur tabi adamın. önce sen bir denge tuttur. bu adam taraftara kırgın olmasın da ne yapsın. önce sahip çıkarsın futbolcuna sonra neden böyle oynuyorsun diye hesap sorarsın.

    ulan biriniz de çıksın arda sakatlıklardan niye böyle dombili çıkıyor desin, biriniz çıksın kaç sene oldu hala emre çolak’tan hallice şut çekiyor desin, biriniz çıksın oyununun üstüne koyamıyor desin, biriniz çıksın neden hala hızlanamıyor bu adam desin. bunlar bile bir futbolcuya yapılacak en ağır eleştirilerdir oysa ki. biz nelerle uğraşıyoruz. hele aylardır oynamayan arda fenerbahçe maçında*bir kötü oynasın. bakın neler neler denilecek.

    hiçbir zaman kişilere bağlanmadım galatasaray’da. yine bağlı değilim. istediği kadar klişe olsun “kimse galatasaray’dan büyük değildir” düsturu geçerlidir benim için. ancak bu yaptığım sahip çıkma arda turan taraftarı diye nitelendirilecekse eğer, üzgünüm değişecek değilim.
  • nasıl oluyor da senden benden daha galatasaraylı oluyor, aklım almıyor.

    arkadaş, bir takımın sahibi "taraftar"dır. sen değil misin cebindeki son paraya maç bileti alan? sen değil misin ödeyemeyeceğini bile bile kredi kartına taksitle forma alan?

    bu konu arda'yla da ilgili değil sadece. terim de dahil mesela. terim nasıl olur da benden daha galatasaraylı olur? kendi egoları yüzünden "her yıl sözleşme 1 yıllık geliyordu, bu sefer neden 2 yıllık geldi?" diyerek sözleşmeyi geri itmedi mi? ya da ünal aysal? terim'le inatlaşıp kendi egolarına yenik düşmedi mi?

    ya da arda? kariyeri, hedefleri için galatasaray'dan ayrılmadı mı?

    taraftar olarak senin hedefin "galatarasaray taraftarı olarak başarıyı yakalayıp daha sonra avrupa'ya gitmek, serie a'dan bir takım tutmak" mı?

    hayır amınakoyim, hayır. sen galatasaraylısın; hem de arda'dan, terim'den, ünal aysal'dan daha çok galatasaraylı.

    senin galatasaray sevgin saf. çıkar gütmüyor. sen karşılıksız seviyorsun. para kazanmıyor, aksine kaybediyorsun. onlar öyle değil. evet, para kazanmak zorundalar, ki kazansınlar da, ama onların sevgisiyle bizim sevgimiz aynı değil, şunu bi anlayın.

    emre belözoğlu, uefa şampiyonluğunda çok payı olan bi futbolcu, kimse inkar edemez. düz mantıkla emre, senden benden galatasaraylıdır.

    oldu bu böyle şimdi?