• 1
    bundan 103 sene önce 1 ekim 1905'te galatasaray lisesi (mektebi sultani) beşinci sınıfı edebiyat dersinde birkaç arkadaşı ile birlikte "ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmek" maksadıyla galatasaray lisesi futbol kulübünü kuran ve galatasaray spor kulübünün temelini atan ölümsüz kurucumuz.

    bilemeyiz ne kadar tahmin edebilirdi o zamanlar kuracağı spor kulübünün bir zaman sonra ülkenin büyük bir gurur kaynağı olacağını ve türk bayrağını -hem de ingilizleri yenerek- avrupanın en üstüne taşıyacağını.
  • 5
    ali sami yen, galatasaray spor kulübü’nün kurucusu. türk milli takımın ilk teknik direktörü. futbolcu ve spor adamı.

    20 mayıs 1886'da, istanbul’un kandilli semtinde dünyaya gelen ali sami bey, yen soyadını sonradan aldı.
    galatasaray lisesi'nde okuyan ve futbol oynayan yen, 20 ekim 1905’de, emin bülend serdaroğlu, tahsin nahit, şehit celal, reşad sirvani, bekir bircan, cevdet kalpakçıoğlu, abidin daver ve asım tevfik sonumut adlarında, sekiz okul arkadaşına önderlik ederek, galatasaray spor kulübü’nü kurdu. kulübün, 1 sicil numaralı ilk üyesi ve ilk başkanı olan yen, 1906’da, oynadıkları ilk maçta, takımda kaptanlık görevini üstlendi.

    ali sami yen'in, sarı-kırmızılı kulübe önemli katkılarından biri de, 1905 yılında, kalamış’da, galatasaray müzesi’ni kurması oldu. şu an, ali oraloğlu’nun müdürlüğünü yapmakta olduğu müze, türkiye’nin ilk spor müzesi niteliğini taşımaktadır.

    galatasaray'da, 1905 - 1918 seneleri arasında 13 yıl, 1925'de de, 1 yıl olmak üzere, iki dönemde toplam, 14 yıl başkanlık hizmeti veren yen, 27 ocak 1921’de kurulan ve 8 haziran 1922’de de resmi nitelik kazanan, ilk resmi türk spor örgütü olan, türkiye idman cemiyetleri ittifakı'nın kuruluşunda, burhan felek ve yusuf ziya öniş arasında yer aldı. tici’de bir süre başkanlık yaptı. türk futbolunun önde gelen örgütleyicilerinden biri olan yen, yalnız sportif açıdan değil, aynı zamanda, genç türkiye cumhuriyeti’nin tanıtımı açısından da önem taşıyan 1924 paris olimpiyatları’nda, türk kafilesinin lideriydi. 1926 - 1931 yılları arasında, türkiye milli olimpiyat komitesi'nin başkanlığı görevini üstlendi.

    1905 yılında yönettiği, moda - kadıköy karşılaşması nedeniyle, yen'in, ilk türk hakem olma ihtimali vardır.

    ali sami yen, milli takımın romanya ile yaptığı ilk maçta, teknik adam olarak milli takımın başında bulundu. türk milli takımın ilk teknik direktörü olan yen, türk spor tarihinin en seçkin kişilerinden biri olarak anılmaktadır.

    29 haziran 1927’de, yen'in yazdığı, türkiye'de futbolu bilimsel olarak kuralları ve ayrıntılarıyla ele alan ilk kitap olan “futbolun kitabı” adlı kitap basıldı.

    29 temmuz 1951’de, istanbul’da vefat eden ali sami yen, feriköy mezarlığında toprağa verildi.

    futbola vedasından sonra, uzun yıllar spor yöneticiliği ve hakemlik yapan, türk futbolunun gelişimi ve ilerlemesi için uğraş veren ali sami yen’in adı, 1964’de, galatasaray’ın mecidiyeköy’deki stadyumuna verildi.

    babası, ünlü edebiyatçılarımızdan şemsettin sami'ydi.

    1 ekim 1905'te: "amacımız; ingilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak, türk olmayan takımları yenmek." demiştir.
  • 7
    hayırdır inşallah! düşümde ali sami yen'i gördüm. yanında biri daha vardı yaklaşınca tanıdım. turuncudan iz taşıyan tok bir sarıyla, vişneye çalan koyu kırmızılı arkasında 10 numara yazan önünde hiç bir şey yazmayan parçalı formalı adamı. benide aldılar yanlarına gidelim dediler.

    -nereye
    -şampiyon kulüpler maçları varmış, galatasaray'ı izleyelim. insan rüyada bir başka oluyor durakladım.
    -biz yokuz, elendik.
    -kime
    -bu sene leverkusen'e ama daha beterlerinede elendik. hatta maç yapamadığımız senelerde oldu başkanım.
    -2000 yılında parken'de biz kalenin arkasındaydık. penaltıları ben kurtardım, metin attı kupayı almadıkmı, türkiye'ye göndermedikmi, yabancı takımları yenmek için kurmuştuk galatasaray'ı, yenmedik mi. sözümüzde durmadık mı, sonra ne oldu size
    -...........
    -peki maça gidelim bakalım özledik takımı. ankarada kupa yarı final maçı var dedim, hem atatürk'le konuşursunuz sonrada izleriz dedim davet ettim, geldiler.
    - hangisi bizim takım.
    - şu beyaz renkli
    yanındaki metin oktay'a baktı
    -sarı kırmızı değilmiydi bizim forma, şu önlerinde ne yazıyor.
    -avea,
    - o kim, niye önlerinde yazıyor.
    -cep telefonu şebekesi reklamı dedim, anlamadılar
    -10 numara kim diye sordular.
    - metin oktay'dan sonra biri geldi hatırlamadınızmı danimarka'da, monaco'da, karpatların maradona'sı diye nam salmıştı, o gittikten sonra formayı giyecek birini bulamadık.
    - bu sene var demişlerdi bize.
    -var da yok. bacakları camdanmış galiba, düştümü bir kaç maç oynayamıyor. ataları daha önce sürüngenmiş yerden kalkamıyor. her maç bekliyoruz ne zaman oynayacak diye.
    -çok büyük futbolcuymuş.
    -geldiğinde bir iki maç çok iyi oynadı, ama biz cezalıydık, stada sokmadılar seyredemedik başkanım.
    -şu kulubedeki bağıran, talimat veren adam kim.
    -tercüman başkanım, takımda oynayanların hepsi türk ama tercümanımız var.
    -peki nerde bizim yabancı futbolcular.
    -sormayın başkanım, paramız yok, borcumuz çokmuş öyle dediler. o yüzden iyi yabancı alamıyoruz, kötülerde oynayamıyor.
    -hocası nerde bu takımın peki.
    - allah gecinden versin ama yanınıza gelmek üzere başkanım, kaptanım. grip olmuş ülkesine gitti. çok yaşlı, bir var bir yok. olduğu maçlar soğuklara denk geldi, üşüttü ne yapalım.
    -niye maçı kimse seyretmiyor, bizden başka, nerde taraftarlar, maç önemli maç değilmi.
    -maç önemli de takım kötü. kimse güvenmiyor, kötü oynuyorlar, umutları her gün kırılıyor. heyecan yok, zevk yok, en iyi oyuncusu servet olan takımı kim seyreder, siz gelirmisiniz bu hafta maça.
    -bu sefer de onlar durakladı, birbirlerine baktılar. her şeyin bir nedeni vardır dediler.
    -bizi başkanın yanına indir.
    -yok burda dedim. maçlara gelmiyor. 3 gün sonrada florya'dan, hasnun galip'ten, kulüpten kaçacak.
    -kaç senedir başınızda.
    -2000 den beri, avrupa kupası, süper kupa sahibi 3 yıldızlı şampiyon takımı teslim almıştı . emanetinize hiyanet ettiler. kurtarın bizi başkanım, kaptanım dedim.
    -anladık oğlum; dediler, hüzünlendiler el ele tutuştular, bakışlarımız çakıştı o zaman anladım bu bir rüyaydı. gerçek olamazdı tabi ki......gerçek değildi bu yaşananlar.......
  • 8
    şu dakikalarda muhtemelen bir yerlerden gülümseyerek engelsiz aslanlarımızı izleyen; 103 yıl önce bize aşkların en güzelini, mirasların en değerlisini bırakan güzel insan. bir renge ve isme sahip, toplu olarak oynayan ve de türk olmayan takımları yenen; gezegenin en iyisi bir takımı muhakkak ki düşünmüştür zamanında. bugün yine başardılar, o armanın etrafında toplanan bir grup genç dünyanın en iyisi oldu. yattığın yerde rahat rahat uyu..