• 26
    harika basın toplantısıdır.

    hayır kac gündür ortalığı yangın yerine çeviren yangıncı tayfa da gelmis adama bu ne gerginlik diyor. valla ben artık zor sakin kalıyorum size karsı ya. bu gerginligin sebebi bizzat sizler olabilir misiniz acaba bu leş medya ile birlikte? bir de pişkin pişkin soruyorsunuz.

    bu maçta puan kaybetmedik diye cogunuz üzülecek hale geldiniz ya. dün twitterda acık acık yazanlar bile oldu 'inş puan kaybederiz de tudor gider' diye. vallahi sizler klinik vakasınız, olmaz olsun böyle taraftar ya.

    bütün hafta latoyu konustunuz. şöyle cöp böyle cöp. yetmedi mac boyu ıslıkladınız tribünde. macta 1-0 öndeyiz bak. mac boyu bu adam ıslıklandı. neden? kötü oynuyor diye. yahu bu adam yıldız diye gelmedi zaten, 3 kurusa oynuyor. kötü oynuyor diye oyuncu ıslıklanır mı lan? mücadele etmiyor diye ıslıklanır ok de kötü oynuyor diye ıslıklamak ne? macta 1-0 öndeyiz, tüm takımın ayarını bozuyor tribünler bir kisiyi ıslıklayarak. kına yakardınız artık puan kaybetsek.

    ben valla uzun süredir böyle abuk sabukluk görmedim yahu.
  • 27
    medyayı paylaması ve azarlaması bize hos geliyor ama belli ki çok gergin. söykediklerinde haklı olsa da su saatten sonra alacağı ilk kötü sonucta medya onu öncekilerden cok daha sert elestirecek, tabiri caizse itin bir tarafına sokacaktır.

    kendisi adına hayatının seyrini belirleyecegi bir haftaya girmis olabilir, 2 aralik 2017 aksamı besiktas'a karsı alacağı sonuç hocalık kariyerini dogrudan etkileyebilir. kazanırsa filmin sonu güzel bitebilir.
  • 28
    adamın övüldüğü noktaya bak ya, neymiş spor medyasıyla kavga etmis ve onları yenmiş. hahaha.

    ulan sanki burası türkiye değil de başka bir ülke ve spor basını da bugün gazetelere filan ‘’haklısın tudor, özür dileriz tudor, büyüksün tudor’’ yazıp çıkacak.

    türkiye’de başarılı olacaksan yazılı olmayan 5-10 kuralı çok iyi bileceksin. bunlardan en önemli ikisi ise;

    -taraftara karşı değil taraftarı arkana alarak devam edeceksin
    -basınla kesinlikle kavga etmeyeceksin ve medya gücünü arkana almaya çalışacaksın

    neden mi?

    çünkü seni yerler.

    tudor bu iki konuda da hata yapıyor. kendi kendini bitiriyor.

    edit:imla.
  • 32
    izlerken beni çok mutlu etmiş basın toplantısıdır. hocanın başarısız ve yetersiz olduğunu gitmesi gerektiğini düşünüyorum. ama arkadaş o nasıl posta koymak öyle, o nasıl psikopatlık? masaya ilk otururkenki tavırları , noldu kimse yok la demesi falan müthişti bence. what is your problem diyor yavaş yavaş söyleyerek psikopatça. adamın kafası gitmiş beyler sıyırmış biraz.

    hoş işin şu yanı da var ben seviyorum böyle mafya filmlerini , tehdit sahnelerini falan. ama bunun spor müsabakası sonrası basın toplantısında yapılmasının doğruluğu tartışılır tabi. neyse what is your problem ??
  • 34
    kendisine pozitif yaklaşanlardanım ama bu toplantıda baştan sona saçmaladı. hele girişteki "başakşehir maçı sonrası 50 kişi geldiniz, şimdi 5 kişisiniz" sözü insanın aklıyla dalga geçmekten başka bir şey değildi. şampiyonluk rakiplerinden biri türkiye'nin en büyük takımına 5 atarsa elbette 50 tane basın mensubu sana soru sormaya gelecektir ama senin alanyayı yenmen dünyanın en doğal olaylarından biri olacağı için 50 tane basın mensubu gelmeyecektir. benzetme yapacak olursak başakşehirin bizi yenmesi adamın köpeği ısırması, bizim alanyayı yenmemiz köpeğin adamı ısırmasıdır ve haber değerleri de çok farklı olacaktır. kendisi halen galatasarayın büyüklüğünün farkında değil zannımca.
  • 35
    söylediklerinde haklı bulunan bazı şeyler nasıl kendini sütten çıkmış ak kaşık yapmıyorsa, eleştirilerinde bazı haklı yönlerin de bulunması ibne basın'ı haklı çıkarmaz.

    bu ibne basın topun t'sini oynamayan fenerbahçe ve beşiktaş'ı da ne zaman galatasaray gibi psikolojik harp malzemesi yaparlar ki, cevabı hiç bir zamandır, o zaman takımımızla ilgili eleştirileri objektif olarak değerlendirebiliriz.
  • 36
    bir kişinin karakter analizi için daha önceden de belirlenmiş olan bir kriter vardır, ' sizi siz yapan konuştuklarınız değil, yaptıklarınızdır.' şimdi tudorla alakalı nacizane birkaç görüşümü belirteceğim. öncelikle kendisi topun ağzında olduğunun farkında çünkü bu derece asabi bir konuşmayı iç sahadaki alanya maçından sonra yapması ne kadar stresli olduğunu da gösteriyor bana göre. bunun dışında hiç düşündünüz mü niye bu konuşmayı beşiktaş maçından sonra yapmayı düşünmedi? cevap çok basit, kendisine ve takıma güvenmiyor; adeta (bkz: 2 aralık 2017 beşiktaş galatasaray maçı)'ndaki olası mağlubiyete hazırlıyor taraftarı ve medyayı. bunu nerden mi anlıyorum? çünkü igor bey trabzon ve başakşehir maçlarındaki mağlubiyeti olabilir diye yorumladı bir önceki soruya. neyse dönelim maça; dakika 65-70'ten sonra sadece ben mi gördüm orta sahamızın düştüğünü hatta geberdiğini. yani anlayamıyorum cidden bir teknik direktör neden maça müdahale etmez böyle bir durumda? yedekte iyi oyuncu mu yok? kabul edilebilir bir mazaret değil, alanya'ya karşı oynuyorsun real madrid' e karşı değil. selçuğu veya belhanda'yı kenara alıp bir orta saha almak oyuna çok zor olmasa gerek! bu arada herşeye rağmen tudorla yolları ayırmamızın yanlış olacağını düşünüyorum. çünkü başımızdaki başkan bozuntusunun daha kötüsünü bulup takımın başına getireceğinden adım gibi eminim. umarım igor beyin de belirttiği gibi derbiler hariç diğer maçları kazanıp şampiyon olabiliriz çünkü benim de artık büyük maçlar için bir umudum kalmadı ve onu da geçtim artık anadolu takımlarına karşı bile her maç eziyet çeker hale gelecez gibi. biraz olumsuz bir yazı oldu ancak görüşlerim bu şekilde ve sürçü lisan ettiysek affola.. edit: sağolsun birçok renktaş özel mesajdan yedekte orta saha yok nasıl oyuncu değiştirsin diye sordu. benim kastettiğim sadece merkez orta saha değildi, örneğin dk 70'de belhandayı merkeze çekip selçuk-sinan değişikliği yapabilirdi.
  • 41
    tudor show şeklinde geçmiştir. ya hadi itiraf edelim dostlar. tudor değil de atıyorum reha kapsal olsa başımızdan % 99 aynı puandaydık.

    sen kalk her zorlu maçta sıç batır. takımın bu maçlarda bırak kazanmayı pozisyon yüzü görmesin, % 80'i olmayan alanyaspor, tekrar ediyorum alanyaspor'u içeride yendin diye oraya buraya salla. olmaz. ulan böyle bir şey yapacaksan gidersin kadıköy'de feneri yenersin, inönü'de bjk'yı yenersin sonra çıkarsın konuşursun. o zaman anlarım da hocasız çıksak 5 tane atacağımız alanya maçından sonra konuşunca ben hak vermem, kusura bakmayın.

    yok derbi 3 puanmış da böyle maçlar 1.5 puanmış. dünyanın neresine gidersen git bir derbi maçı 3 puandan fazlasıdır. ucunda puan olup olmaması önemli bile değildir hatta. bir futbol adamı olarak sen bunun farkında değilsen konuşma da bari cehaletine şahit olmayalım.
  • 43
    konuşmasında iki defa "no respect" tabirini kullanmıştır. keşke mert bunu da çevirseydi basın mensuplarına da ne bok olduklarını duysalardı. tudor veyahut riekerink fark etmez, fatih hoca sonrası hocalarımıza yapmadığınız saygısızlık kalmadı. basına ne desem, içi pislik dolu laflar çıkar ağzımdan ama hocamız en doğrusunu demiş: türkiye'de medya saygısız heriflerden oluşuyor.
  • 44
    benim galatasaray hakkında şöyle bir görüşüm var. biz kendi aramızda taraftar ve kulüp olarak birbirimizi yiyebiliriz ama dış mihraklara takımımı yedirmem. bunu en son riekerink bey diyeceksiniz lafında yaşadık. jan olde riekerink'in iyi bir hoca olmadığını ve ayrılması gerektiğini düşünüyordum ama sosyal medyadan*, bu lafı yazmaya devam ettim. neden? çünkü satılmış medya galatasaray futbol takımının hocasına isterse takımı kümeye düşürsün saygısızlık yapamaz. hele ki kızının mesleğine falan hiç giremez. medya tamamen galatasaray düşmanı insanlarla dolu. bu bir gerçek. her ne kadar büyük maçlardaki saçmalamalarından dolayı gitmesini istesem de söz konusu basın toplantısını izleyince içimin yağları eridi. az bile yapmış igor tudor medyaya. burada tudor'un haklı ya da haksız olması önemli değil. medyaya hakkını vermiş ya o bana yeter. yoksa konuşmalarında hak vermediğim noktalar var ama tudor'un çıkışından sonra soru sormaya bile çekinen medya mensuplarının ses tonu paha biçilemez.
  • 45
    mert çetin tarafından sansürlenen toplantı. duyduğunu mot a mot çevirmekten başka bir sorumluluğu olmaması gereken tercümana idari görev verip politize edersen yarın öbür gün "çevirmeyeceğim ulan, konuş istediğin kadar" da der. bu arkadaşla ilgili rijkaard'dan beri yapılan bir şikayet bu. onlarca kanıtla gelirim. "hayır, şu sebepten dolayı diyemez öyle bir şey" deyin de ikna olayım.

    tercümanın sadece tercümanlık yaptığı bir kulüp istemenin bile büyük lüks olması cidden acı.
  • 47
    kariyeriyle oynanmaya çalışılan bir adamın haklı isyanına şahit olduğumuz basın toplantısı.

    hadi biraz empati yapalım. düşünün x firmasında satış müdürüsünüz. geçen yıl satışları çok kötü firmaya yıl ortasında gelmişsiniz. ekibiniz sizin kurduğunuz kişilerden oluşmuyor. ekibin çoğu ununu elemiş, eleğini asmış, işi takmıyor. hatta ekip içinde ağırlığı olanlardan bazıları sizin gelip onlara sıkı çalıştırıp, eğitimler verdirmenizden rahatsız olmuş ve sizin altınızı oymaya çalışıyor. üst yönetiminiz satışın zerresinden anlamıyor, şirketin kontrolünü kaybetmiş, finansal zorluklarla uğraşıyor ve geçen yılı kötü kapatıyorsunuz.

    sonra yeni yılda daha siz istediğiniz ekibi oluşturamadan, ilk satış işinizi yurtdışında hiç de bilinmeyen bir firma elinizden kapıyor. bu yurtdışındaki firma çok küçük ama kurumsal disiplini olan ve bu satış için 2 aydır hazırlanan bir firma olsa da sizin ölçeğinize göre bu işi böyle firmaya kaybetmek gerçekten önemli bir başarısızlık. çünkü alımı yapan firmaya satışı bu sene bir daha yapamayacağınız anlamına geliyor. eski satışçılarınızın size ihanet ettiğini düşünüyorsunuz ama yine de üst yönetime ve kamuoyuna sorumluluğu kabul ettiğinizi söylüyorsunuz.

    sonra üst yönetiminiz işi ciddiye alıp istediğiniz ekibi oluşturuyor. istemediğiniz elemanların bir kısmı ile yollar ayrılıyor. sonrasında yaptığınız yatırımlar sonuç veriyor ve yurtiçi satışlarda ilk 4 ayda tüm satışlarda birincisiniz. sektördeki asıl rakiplerinize satışta ve karlılıkta ciddi sayılabilecek fark atmışken, hükümetin desteğiyle kurulmuş ama yıllardır üstüne koyarak aynı ekiple başarıyı elde etmiş ile aynı seviyedesiniz. en yüksek ciroyu en düşük maliyetle gerçekleştirmişsiniz.

    ama şirkete getirisi diğer işlerle aynı olan daha ünlü markaların ihalelerinde rakiplerinize geçilmişsiniz hatta hükümet desteğiyle kurulan firma bir ihalede sizi ciddi olarak yıpratmış. sizi daha önce sürekli aynı satış tekniklerini kullanmakla eleştiren hissedarlarınız ve ekonomi yorumcuları, şimdi de sizi işleyen düzeni neden bozduğunuz ile ilgili eleştiriyor.

    bu arada bu 4 aylık süreçte, sizin ekibinizdeki en umut bağladığınız adamlarınızdan birine haksız bir şekilde devlet geçici bir engelleme getirmiş, üst yönetiminiz de bu duruma ses çıkarmıyor. satış yapmaya çalıştığınız firmalarla satış görüşmeleri sürerken, rekabet kurulu sizin aleyhinize bir sürü karar alıyor.

    hissedarlarınız, sürekli eskiden çok başarılı olmuş ama sonra firmayı devlet yönetimindeki bir kuruma tercih etmiş eski satış müdürünü istiyor ve sosyal medyada bunu açıkça ifade ediyor. tv lerdeki ekonomi yorumcuları sizi yerin dibine sokarken, büyük rakiplerinizi sizin çok önünüzde gibi gösteriyor. hatta siz hala satışlarda ve karlılıkta birinciyken ve önünüz açık olduğunu düşünürken sizin kovulmanız için herkes özellikle sektörün önemli isimleri elinden geleni yapıyor.

    ne yaparsınız ?

    bu hikayeyi farklı mesleğe, işe de uyarlayabilirsiniz. kendi yaptığınız işte düşünün..

    sizin kariyerinizle, ekmeğinizle böyle oynasalar ne düşünürsünüz? nasıl tepki verirsiniz?
  • 48
    çamur medyasına taraftarımızın ve yönetimin koyamadığı tavrı, bizzat kendisi koymuştur. helal olsundur.

    yedirmeyelim arkadaşlar. tudor bizi şampiyon yapsa da yapmasa da yedirmeyelim bu şeref ve haysiyet yoksunlarına. yedirmeyelim ağababalarının çıkarları için, üç kuruş için kalemini satanlara. sahip çıkalım sarı kırmızıyı giyen, taşıyan herkese.

    bu takım 13 haftanın 13'ünde de liderdi. her takımın performans iniş-çıkışları olur. bizim de bu zorlu fikstürde kayıplarımız oldu. olmaması futbolun güzelliğine aykırı. 39 puanın 39'unu da almamız mümkün değildi 13 haftada. aynı şekilde hiçbir takım yok ki 34 haftada 34 galibiyet alsın, tüm rakiplerini içeride dışarıda ezerek yensin, tüm derbilerde rakiplerini rezil etsin.

    böylesi lanet bir basına verilecek en güzel tepkiyi vermiş hocamız. arkasındayız. sezon bitene kadar da arkasında olacağız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın