• 1
    bugün çok enteresan bir gün oldu. bizim için değeri geçmişten düşük ancak yine de yüksek bir maç, bizim heyecanımızı bitirmiş ama hala duygularımızın sahibi bir takım ve içi geçmiş ama hala ezeli olan bir rakip vardı. twitter'da gördüğüm bir ifadede "galatasaray bir hastalık olsa kabız olurdu" diyordu bir arkadaş ne kadar da haklı. neredeyse efor sarf etmeden, terlemeden, sallamadan elini kolunu sallayarak 3 puanla ayrıldı bugün fenerbahçe ttarena'dan. ne bir hakem hatası, ne bu da kaçar mı diyeceğimiz bir pozisyon olmadı. olamazdı da zaten bu içi geçmiş camianın yekünüyle.

    2015-2016 sezonunda hh ile başlayan sezonda bizler hata yaptık. çok fazla kaptırdık kendimizi sosyal medyanın çekiciliğine, takıma öyle veya böyle ince-ayar verelim derken tümden yok ettik önce var olan tüm değerleri, sonra takıma-başkana-kadroya saygımızı. denizli geldi e hadi devam dedik, orhan atik geldi neyse bu senelik dedik jor geldi, kupa geldi hadi yine kötünün iyisi dedik. sezon başında yine herkes olacakların az çok farkındaydı ama seviyoruz dedik, ağzımıza çalınan bir parmak balla devam ettik yolumuza ama olmuyordu belliydi. yürümüyordu. jor da gitti, tudor geldi e dedik bu hırslı adam bak şimdi bizi en kötü 2.yapar ama elden 4.lük bile gidiyor bağıra çağıra. ağzımıza transfer döneminde çalınacak ballara bakacak olursak biz bu aptallığa devam etmemeliyiz. fenerbahçe aynı aptallığı 18 senedir yapıyor. hep başarısızlık, ardına aziz yıldırım'dan muhteşem transfer bombaları ve taraftar süt liman. bugüne öyle geldiler, bugüne hep inanarak, aptal yerine konularak geldiler.

    takibi bırakmak diyorum, ama biz bu hastalığı elbette takibi bırakamayız çünkü "tutku" bambaşka bir şey. yazın yapılan bir kampanyayı hatırlıyorum da nasıl eli ayağına dolaşmıştı kulübün. e şimdi değilse ne zaman arkadaşlar, dursun özbek'i en azından elimizden gelen alan olan sosyal medyada durdurmanın tam zamanı değil mi ? messi'yi de alsa, ronaldo'yu da getirse hayir. bunu bugün demezsek en az 3 senemiz daha gidecek ve biz hocalara gel git diyerek kahır çekmeye devam edeceğiz. herkesten ricam bu kampanyaya katılması ve galatasaray'ı takip ettiği bütün sosyal medya hesaplarından çıkarması. biz varsak var bu kulüp, yoksak tavukseverler derneğinden hallice bir yer. içini dolduran biziz bu camianın. "messiyidegetirsenhayir" hashtagi mi yapılır ne yapılır bilemiyorum, rica ediyorum 1-1 değil 100 100 eksiltelim şu hesapları. ne olursa olsun istemediğimizi anlasın şu dursun denen adam. şampiyon da etsen istemiyoruz.
  • 2
    izmir'de yaşıyorum. futbol izlemeyi, tribün atmosferini inanılmaz severim. zaten bir kere o stada giden bir daha bırakamıyor. hemen hemen her hafta şehrimin takımı göztepe'nin maçlarına giderim. önemli bir işim olmadığı sürece de barcelona maçlarını takip ediyorum olduğu kadar. bir galatasaraylı olarak bu ikisinin üstünde de galatasaray'ı takip ediyorum. gerçi bu sene arena'da sadece bir beşiktaş maçına gidebildim. e malum git gel uçak biletiydi, maç biletiydi, yemeği, zaman geçirecek yeri derken en az 200 lira. ama her galatasaray maçını mutlaka izlerim. bir kere kız arkadaşımın yanına eskişehir'e gittim. o gün galatasaray antalyaspor maçı var. maç bitiminden 20 dakika sonra otobüsüm vardı. yine de izleyip taksiyle gittim otogara mesela. veya efsane juventus maçı. allahım gol dediği ercan taner'in. daha önce bir entry'de bahsetmiştim. o maçı izlemek için okulu bir sene uzattım mesela. ama bu sene başta yağlı surat olmak üzere yönetimdekiler ve ruhsuz futbolcular yüzünden maçlar işkence gibi gelmeye başladı artık. bugün de muhtemelen bu sezonun son maçı izledim. dünyadaki bütün paralar, bütün primler, adalar, araziler onların olsun. bize galatasaray'ı verip defolup gitsinler. bizim takip etmek istediğimiz takım, o soytarılar olmadan daha güzel.
  • 6
    şimdi bazı arkadaşlar demeden söyleyeyim bu skor taraftarlığı , iyi gün taraftarlığı falan değil beyler hatta tam aksine takımını çok sevipte, çok takanların işi bu bırakma mevzu.neden mi? şöyle ki bu takım fenere kaybeder mi eder gayet doğaldır , fark yer mi? yiyebilir , yemişliğide vardır.bu takım sezonu 5 6 7 fark etmez cok kötü kapatır mı? olabilir , olmuşturda. bu takımda aydının dan barış özbeğine , jem karacanın dan yiğitine bom boş topçular oynamış bu da normaldir para yoktur carttır curttur ama böyle bir adam alenen utanmaz , arlanmaz bom boş bir adam sırf dedeler istiyor diye bu takımın başındaysa , ben dayanamıyorum beyler.harbiden yazdım yazdım sildim ne virgül ne nokta hiç bir şeyi de düşünemedim artık ben takip edemiyorum gerçekten kusrabakmayın. armaya renge küsmek mümkün değil ama en azından maçları takip edemicem ne zaman ki bu adam gider bende eski fanatik halime dönerim.
  • 7
    sezonun ilk genclerbirligi macından sonra yaptıgım ve gayetde memnun olduğum aktivite. sadece galatasarayı değil genel olarak futbolu bıraktım. öyle kazanmak için sevmedik, siz skor taraftarısınız falanda demeyin kalbinizi kırarım. birileri sizi enayi yerine koyacak ve siz hala romantik olmaya devam edeceksiniz öylemi. affedersiniz ama tükürürüm öyle romantikliğe. ne zaman ki dursun klubün başından gider ozaman lig tv aboneliğimi yenilerim.
  • 10
    bahsi geçen günde olanları unuttuysanız şöyle alalım sizi:

    galatasaray'ın teknik direktörü olduğunu sanan kanat futbolcusu düşmanı zat topun tamamen galatasaray'da kaldığı ve wesley sneijder ile de iki pozisyon yakaladığımız, fenerbahçe'nin 9 kişi* ceza sahasında beklediği son yılların en sıkıcı derbisinin 68. dakikasında bruma'yı, 79. dakikasında yasin'i oyundan alıyor; sneijder'in sol kanat, selçuk'un sol iç olduğu ve delik deşik olacağımız belli olan bir 4-4-2'ye dönüyor, 90. dakikasında tolga-josue değişikliği yaparak orta sahayı komedi bir hale çeviriyor ve maçın başından beri ilk kez galatasaray yarı sahasına geçen fenerbahçe o efsane sol kanadı geçip şener'in yaptığı ortada defansın önünden çıkıp gelen josef de souza'nın kafasıyla golü bulup 3 puanı alıyor. bu maç sonunda fenerbahçe galatasaray'ın önüne geçiyor ve galatasaray 13 temmuz günü uefa avrupa ligi maçına çıkmak zorunda kalıyor.

    sonra gün geliyor, galatasaray bu maçtaki hücum dörtlüsünün üçünü bu hocanın istekleri doğrultusunda yollayıp adı sanı duyulmamış isveç takımı östersunds maçına çıkıyor. deplasmanda rezil bir futbol ile rakip kaleye gidemeden 2-0 yeniliyor. maç sonu röportajında sneijder'in adını duyunca kaçan bu teknik seyis basın toplantısında "haftaya bu takımı eleyeceğiz." diyor ama haftaya da güzelce sıvıyor ve bütçesi galatasaray'ın 100'de biri olan bir takıma temmuz ayında eleniyor. basın toplantısında ne dese beğenirsiniz? "sezonu çok erken açtık, hazır değiliz bla bla bla..."

    işte size mr. bahane'nin en efsane bahanelerinden bir kuple.

    (bkz: 24 nisan 2017 galatasaray fenerbahçe maçı)
    (bkz: 13-20 temmuz 2017 östersunds'a elenme rezaleti)

    bu da gol yediğimiz andaki orta saha dörtlüsü:

    garry-selçuk-josue-sneijder