• 1
    galatasaray'ın 2-1 üstünlüğü ile sonuçlanan türkiye birinci ligi 2000 2001 sezonu 24. hafta karşılaşması. üstad hagi'nin kendinden geçtiği, hakem erol ersoy'un üzerine yürüyüp yüzüne tükürmesi sebebiyle 6 maç ceza aldığı malum karşılaşma. gençlerbirliği ümit karan'ın golüyle öne geçmiş, on kişi kalan galatasaray mario jardel'in golüyle beraberliği yakalamış, gençlerbirliği'nin de 10 kişi kaldığı maçı galatasaray serkan aykut'un golüyle kazanmıştı. maçın skorundan çok saha içindeki olaylar konuşulmuş, hagi 6 maç ceza almış; erol ersoy da bu olaydan sonra "i love you hagi" diye anılır olmuştu...
  • 3
    maçtan önce gençlerbirliği forması giyen (bkz: ümit karan) yeni açık tarafından tribünlere çağrılmıştı. abdurrahim albayrak'ın sezon sonunu düşünerek organize ettiği bir hareket diye duymuştum. zira o zamanlar transferde bir numaralı rakibimiz olan beşiktaş ile ümit karan ve ilhan mansız gibi hep aynı isimlere talip oluyorduk.

    ümit karan o sezon üç büyükler'i boş geçmemişti ve bize de golünü atmıştı. ama bize attığı gole rağmen gençlerbirliği yenilmişti. diğer gol attığı hatta ikişer gol attığı maçlarda gençler, fener'i 3-1; beşiktaş'ı ise 2-1 yenmişti.

    o gün stoperde ilhan mansız'dan önce (bkz: 26) numara ile boy gösteren emre aşık oynamıştı. maç boyu ümit karan ile inanılmaz didişmişti. ümit karan, nobre'ye benzememiş ve maç sonu emre aşkı hakkında "onu takım arkadaşları bile sevmiyor" gibisinden zehir zemberek açıklamalar yapmıştı. ama olsun, bizler emre aşık'ı seviyorduk.

    son bir gereksiz ayrıntı da; (bkz: erol ersoy) bu maçtan 1 buçuk sene sonra, yani 2002-03 sezonunun ilk haftasında ali sami yen'e gelmiştir. samsunspor'u
    imparator'un yuvaya geri dönüş maçında 4-1 yenmiştik. maç öncesi rambo okan fener bayrağı ile gözükmüş, ayhan akman ona engel olmaya çalışmış, ümit karan sezona sarı-kırmızı formayla 2 golle başlamış, 1 sezon aradan sonra 10 numara felipe ile doldurulmuş ve o da penaltı golü atmış, arif geri pastan kazanılan serbest atışı affetmemiş ve de baliç ne yazık ki galatasaray forması ile ali sami yen'e "merhaba" demişti.

    o sezon yani 2002-03'te federasyon, hakemler konusunda radikal kararlar alıyordu. 4 kırmızılık fener maçının kahramanı ali aydın da 5. hafta kocaelispor maçını yönetmişti. o maçı da 2-0 kazanmıştık ve ilk kez kombinemle mabet'te yerimi almıştım ama entry iyice alakasızlaştı, artık durmalıyım.
  • 5
    --- alıntı ---

    galatasaray teknik direktörü gheorghe hagi'ye, 2001 yılında formasını giydiği sarı-kırmızılı takımda hakem erol ersoy'a tükürdüğü için açılan dava sonuçlandı.

    galatasaray teknik direktörü georghe hagi, antrenörlüğünü yaptığı takımın formasını giydiği dönemde, o zaman ki adıyla türkiye 1. futbol ligi'nde galatasaray ile gençlerbirliği arasında yapılan maçta ikinci sarı karttan kırmız kart görerek oyundan atılmıştı. bu olayın ardından maçın orta hakemi erol ersoy'a tükürmesi sebebiyle hakkında açılan 2005/475 dosya numaralı dava dün sonuçlandı ve hagi, 15.000 tl manevi tazminat cezasına çarptırıldı.

    gençlerbirliği ile yapılan maçta haksız yere çift sarı karttan kırmızı kart gördüğünü ileri sürerek orta hakem erol ersoy'a tükürmediğini, ayağına basmadığını ve saha içerisinde de hakaret etmediğini söylemesine rağmen davacı vekili av. ferhat olgun çelik ile davalı vekili av. aykut çetiner'in katılımıyla gerçekleşen duruşmada dosya incelenerek duruşmanın bittiği taraflara bildirildi.

    t.c. izmir 10. asliye hukuk mahkemesi'nin george hagi hakkında verdiği karar ise şu şekilde:

    '' g.d ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere,
    1- 15.000,00 tl manevi tazminatın 10.03.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    - fazla isteğin reddine,

    2- yasal diğer sonuçlara ilişkin, tebliğden itibaren 15 gün içinde yargıtay yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31.01.2011''

    --- alıntı ---

    http://www.sporbucks.com/...ay-pahaliya-mal-oldu
  • 6
    içimde bir sürü ukde barındıran maçtır. ilk başta tabi ki bu maça gidememek ve saha atlayıp erol ersoy'a ağız burun girememektir. bazen düşünüyorumda iyi ki gitmemişim bu maça. yoksa kjesin bir saha içi olayına karışabilir mişim. ee o zamanlar gencim tabi ki. delikanlıyım, asabiyim askerlikte yapmamışım bir yandan da abazalık var. kendime mukayyet olamayabilir mişim.

    (bkz: tarihte birgün)
  • 9
    radyodan ikinci yarısından itibaren dinlediğim maçtı(r).

    hagi'nin kırmızı kartına üzülmüşken, spikerin anlattıklarından sonra basit bir kırmızı karttan çok daha fazla şeyler olduğunu anlamam üzüntümü iki katına çıkarmıştır. ha, o seneki kumpasa isyan eden hagi'den utanmış mıyımdır? asla.

    benim açımdan, maçla ilgili en unutulmaz şeylerden biri de maç çıkışında canlı yayın yapan (ya trt ya cnn türk) muhabirine nihat doğan'ın isyanıdır. sinirden mikrofonu yercesine "galatasaray'ı engellemeye çalışıyorlar, yazıklar olsun, hakemlerin haline bakın, 5. şampiyonluğumuzu istemiyorlar" çıkışını hiç unutmayacağım. nihat doğan o zamanlar yine vasat bir türkücüydü ama bugunkü gibi şaçmalamıyordu onu da ekleyeyim.
  • 11
    serkan aykut'un galatasaray kariyerindeki en anlamli gollerinden birini attigi unutulmaz maç. aziz yildirim o sezon ile ilgili olarak mustafa denizli'ye takimi sen sampiyon yapmadir derken neyi kastetmistir diyecek olsalar iste bu maçtaki erol ersoy ve onun turevlerini diye cevap veririm. buz gibi sampiyonlugumuza konmustu sikeciler.